jump to navigation

Kategorinize Gore Aşk Tavsiyeleri 12/03/2009

Posted by TURKSpedia in Damar Yazilar.
Tags: , , , , ,
add a comment

Mutlaka birisinde veya bir kacinda kendinizi bulacaksiniz…

BU YALNIZ OLANLARA;
Aşk bir kelebek gibidir. Peşinden koştukça hep senden kaçar.. En iyisi bırak uçsun, inan ki hiç beklemediğin bir anda gelip omuzuna dokunuverir…
Aşk mutlu eder, bazen de üzer… Ama aşk özeldir, aşkını hakeden birine sunarsan eğer..

BU SEVGİLİSİ OLANLARA;
Aşkın amacı birileri için “mükemmel insan” olmak değildir. Seni mükemmelliğe en çok yaklaştıracak insani bulmaktır..

BU ÇAPKIN OLANLARA;
Sevmediğin birine asla “seni seviyorum” deme.. İçinde olmayan duygulardan varmış gibi sözetme.. Kimsenin hayatına kalbini kırmak için
girme.. Sevgi dolu bakan gözlere asla yalan söyleme.. Çünkü birine verebileceğin en büyük acı, aşık olmadığın birini kendine aşık etmektir.

BU EVLİ OLANLARA;
Seven insan “senin hatan” yerine “özür dilerim” diyendir. “neredesin” yerine “ben buradayım” diyendir.. “nasıl yaparsın” yerine “niye yaptığını anlıyorum” diyendir.. ve aşk “keşke” yerine daima “iyi ki” diyendir…

BU EVLENMEK İÇİN GÜN SAYANLARA;
Bir kadın ve bir erkeğin birbirleri için ne kadar uygun olduğu, birlikte geçirdikleri zamanın değil, birbirlerine duydukları aşkın ne kadar sürdüğüyle anlaşılır.

BU KALBİ KIRIK OLANLARA;
Kalp yarası siz kanatmaktan vazgeçinceye kadar sürer.. Ve ilacı bu acıya alışmak değil, ondan ders çıkarabilmektir.

BU AŞIK OLMAKTAN KORKANLARA;
Aşka düş ama tökezleme.. Anla ama bekleme.. Paylaş ama isteme. Yaralan ama asla acıyı içinde büyütme…

BU SEVDİĞİNİ FAZLA SAHİPLENENLERE;
Sevdiğinin bir başkasıyla mutlu olduğunu görmekten daha acı bir şey varsa,o da sevdiğinin seninle mutsuz olduğunu görmektir..

BU AŞKINI İTİRAF ETMEYE ÇEKİNENLERE;
Sevdiğinden ayrılınca aşk acı verir.. Sevdiğin seni terk edince daha da çok acı verir.. Ama en acısı, onu ne kadar sevdiğini bilmesine hiç
fırsat vermemektir..

VE BU DA HİÇ DÖNMEYECEK BİRİNİ HALA BEKLEYENLERE;
Hayatın en hüzünlü anı, deli gibi sevdiğin insanın buna hiç değmediğini gördüğün andır.. Ve en büyük kaybın onun için harcadığın yıllardır..Senin aşkını şu gün hak etmeyen, bil ki 10 sene sonra yine hak etmeyecektir… Bırak, gitsin…!!!…

Reklamlar

AŞK BİR FIRSATTIR… 11/24/2009

Posted by TURKSpedia in DUYGUSAL.
Tags: , , , ,
add a comment

Ya biz binde bir karşımıza çıkan dostluk, arkadaşlık, sevgililik fırsatlarını ne yapıyoruz? Aksam üstünün bir saatinde yorgun gövdemizi yaslayıp mırıl mırıl konuşabileceğimiz, omuzumuza dolanan bir kolun, başımızı yaslayabileceğimiz bir omuzun, belimizi kavrayan bir elin, uzun yollara dayanıklı aşkların sahibi karşımıza çıktığında tanıyabiliyor muyuz onu, değerini biliyor, biricikliğini, benzersizliğini anlayabiliyor muyuz?

Yoksa hayati sonsuz,fırsatları sayısız sanıp kendimizi hep ileride bir gün karşılaşacağımızı sandığımız bir başkasına, bir yenisine ertelerken hayat yanımızdan geçip gidiyor mu?

Karşımıza zamansız çıkmış insanları yolumuzun dışına sürerken bir gün geri dönüp onu deliler gibi arayacağımızı hiç hesaba katıyor muyuz? Hayat her zaman cömert davranmaz bize, tersine çoğu kez zalimdir, her zaman ayni fırsatları sunmaz, toyluk zamanlarını ödetir. Hoyratça kullandığımız arkadaşlıkların, eskitilmeden yıprattığımız dostlukların,savurganca harcadığımız aşkların hazin hatırasıyla yapayalnız kalırız bir gün. Bir akşamüstü yanımızda kimse olmaz, ya da olanlar olması gerekenler değildir. Yıldızların bizim için parladığını göremeyen gözlerimiz, gün gelir hayatımızdan kayan Yıldızların gömüldüğü maziye kilitlenir.

Kedilerin özel bir anini yakalamak gibidir kendi hayatımızdaki olağanüstü anları ve olağanüstü kişileri yakalamak. Bazılarının gelecekte sandıkları “bir gün” geçmişte kalmıştır oysa; hani su karşıdan karşıya geçerken, trafik ışıklarında rastladığımız, omuzunuzun üzerinden söyle bir baktığınız sonra da boşverip “Nasıl olsa ileride bir gün tekrar karşıma çikar” dediginiz kisi tam da o gün bu zalim sehri terk etmistir, bos yere bu sokaklarda aranirsiniz.. 

Murathan Mungan

Aşka Hazır mısın?.. 11/23/2009

Posted by TURKSpedia in DUYGUSAL.
Tags: , , , ,
add a comment

See full size image

Evinin seni içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu fark edeceksin…
Sokağa fırlayacaksın…
Sokaklar da dar gelecek…
Tıpkı vücudunun yüreğine dar geldiği gibi…
Ne denizin mavisi açacak içini, ne pırıl pırıl gökyüzü…
kendini taşıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar
küçüleceksin…
Birileri sana bir şeyler anlatacak durmadan…
“Önemli olan sağlık.”
“Yasamak güzel.”
“Bos ver, her şey unutulur.”
Sen hiçbirini duymayacaksın…
Göz yaşlarından etrafı göremez hale geleceksin…
Ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek
isteyecek kadar çok seveceksin…
Hep ondan bahsetmek isteyeceksin…
“Ölüme çare bulundu” ya da “Yarın kıyamet kopacakmış” deseler başını
kaldırıp Ne dedin?” diye sormayacaksın…
Yalnız kalmak isteyeceksin…
Hem de kalabalıkların arasında kaybolmak…
İkisi de yetmeyecek…
Geçmişi düşüneceksin…
Neredeyse dakika dakika…
Ama kötüleri atlayarak…
Onunla geçtiğin yerlerden geçmek isteyeceksin…
Gittiğin yerlere gitmek…
bu sana hiç iyi gelmeyecek…
Ama bile bile yapacaksın…
Biri sana içindeki acıyı söküp atabileceğini söylese,kaçacaksın…
Aslında kurtulmak istediğin halde, o acıyı yasamak için direneceksin…
Hayatının geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksin….
aksini iddia edenlerden nefret edeceksin…
Herkesi ona benzetip…
Kimseyi onun yerine koyamayacaksın…
Hiçbir şey oyalamayacak seni…
İlaçlara sığınacaksın…
Birkaç saat kafanı bulandıran ama asla onu unutturmayan…
Sadece bir müddet buzlu camin arkasından seyrettiren…
Bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek…
Boğazın düğümlenecek, dinleyemeyeceksin…
Uyumak zor, uyanmak kolay olacak…
Sabahı iple çekeceksin…
Bazen de “Hiç güneş doğmasa” diyeceksin…
Ne geceler rahatlatacak seni ne gündüzler…
Ölmeyi isteyip, ölemeyeceksin…
Belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önüne çıkana sarılmak isteyeceksin
Nafile…
Düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek…
Rüyalar göreceksin, gerçek olmasını istediğin…
Her sıçrayarak uyandığında onun adini söylediğini fark edeceksin…
Telefonun çalmasını bekleyeceksin…
Aramayacağını bile bile…
Her çaldığında yüreğin ağzına gelecek…
Ağlamaklı konuşacaksın arayanlarla…
Yüreğin burkulacak…
Canin yanacak…
Bir daha sevmemeye yemin edeceksin…
Hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinden…
Onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksın…
Defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğin için nefret edeceksin…
Yaşadığın şehri terk etmek isteyeceksin…
Onunla hiçbir aninin olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek…
Ama bir umut…
Onunla bir gün bir yerde karsılaşma umudu…
Bu umut seni gitmekten alıkoyacak…
Gel gitler içinde yaşayacaksın…
Buna yasamak denirse…
Razı mısın bütün bunlara…?
Hazır mısın sonunda ölüp ölüp dirilmeye…?
Ben cevap vereyim önce ;
Hazırım ben arkadaş!!!
Aşkın acısı da güzel, tatlısı da…
İş, uğruna tüm bunları göze aldığın gerçek AŞK’ı bulmakta…

Can Dündar